Ailede roller değişirken

-A A +A

 

Birisi bize üçüncü dünya savaşının çoktan başlamış olduğunu söylese, şaşırmayacak kadar kaotik bir dünyada yaşıyoruz. Kendi adıma 15 Temmuz 2016’da aynı zamanda dünyayı alt-üst edecek bir dehşetengiz olaylar serisinin fitilinin ateşlendiğine inanıyorum. Böyle zamanlarda, doğru bilgiye ulaşan ve ona göre düşünceler geliştirenlerin dışındakilerin susması ve herkesin vatanı için kenetlenmesi ve bildiği işi en iyi biçimde yapması gerektiğini düşünüyorum. Nasıl olsa bu günler geçecek, bugün toz duman olan ortalık günü gelince sakinleşecek. İşte o zamana iyi hazırlanmak lazım. Bu düşüncelerle sorunları ortaya koyan, kavramları aydınlatmaya çalışan yazılar yazmaya gayret ediyorum.

 

Modern zamanlarda ailenin yaşadığı güçlüklerden konuşuyoruz arada bir. Modern yaşama tarzı konusunda tavrımız ister menfi ister müspet olsun, hepimizin kabul edeceği, vicdan sahibi kimsenin reddedemeyeceği dertler var. Mesela çocukluğun en doğal ifadesi olan oyunun sırf bir eğlence diye değil de, zekâ ve psiko-motor becerileri geliştirici bir modern araca, metaya dönüştürüldüğü gören tüm gözler görüyor ve bundan rahatsız oluyor. Her türlü reklamın aileleri, çocuklarına “en özel” varlıklar olarak davranacak şekilde tüketime kışkırttığını da herkes biliyor. “Çocuk merkezli”, çocukların evlerin hakiki yöneticileri olduğu bir aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyoruz ama bunu sanıldığından çok daha fazla sorun ve sıkıntıya rağmen başarabiliyoruz. 

 

Araştırmalarla kanıtlanmış şu tür olgulara da aklı başında kimsenin hemen itiraz etmesi mümkün değil: Babalarıyla sevgi dolu ve sağlam ilişkiler yaşayan çocuklar, eşleriyle, sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurmakta daha başarılı oluyor… Çocuklarıyla güçlü ilişkileri olan baba için hayat daha anlamlı, daha zevkli, daha güvenli hale geliyor; şefkat, hoşgörü, sabır, sevgi, cömertlik, yaşama sevinici ve azmi gibi duygular gelişebiliyor… Çocuğun yetişmesi ve bakımını eşler birlikte paylaştıklarında kadın-erkek ilişkisindeki sağlıklı görünümler artıyor, aynı şekilde babanın çocuklarına olan ilgisi, anneyle aynı evi paylaşmasıyla ve kurduğu ilişkinin kalitesiyle paralellik gösteriyor. Tüm bunlar doğru ama modern zamanlarda bunları başarabilen bir aile ortamı oluşturabilmek pek öyle kolay değil. 

 

Evet, ilginç hatta çok ilginç zamanlarda yaşıyoruz. Modernliğin aile yaşamında yol açtığı sıkıntılardan da, başta kadınlar olmak üzere hayatlarımız için getirdiği kazanımlardan da aynı şevkle bahseden insanlar var. Sıkıntılardan bahsedenler, modernlikle birlikte ailedeki rol dağılımlarının psikolojilerimizi nasıl alt-üst ettiğini ballandırarak anlatıyorlar. Boşanmaların, tek ebeveynli çocukların, çocuklardaki ruhsal rahatsızlıkların, hatta aile-içi şiddetteki artışın modern zihniyetin ürünü olduğunu söylüyorlar. Çalışma ve kamu hayatına etkin katılımın kadınlara, özellikle annelere mutluluk getirmediğini; çalışan annelerin suçluluk duygusu, aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk, çocuk bakıcısı arayışı uğraşlarıyla heder olduklarını dile getiriyorlar.

 

Devamı için tıklayınız...

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 09.11.2017 - 12:34 -228-
Bu sayfayı paylaşın :