‘Arap Baharı’ yoksa bu muydu?

-A A +A

Kral Faysal, bizim çocukluğumuzun Suudi Arabistan Kralı’ydı. 1964’te tahta oturmuştu 1975’te bir suikast sonucu vefat etti.

Yeğenlerinden biri, Faysal Bin Musaid, bir törende, Melik Faysal’ın yanına yaklaştı ve tabancayla ateş ederek öldürdü.

Sonra, katil yeğeni idam ettiler.

Hafızamı yokluyorum. Bir sempatimiz var mıydı Kral Faysal’a? Veya antipatimiz?

Başlangıçta yoktu. Bir şey bilmiyorduk ki nesine sempati veya antipati duyacağız?

Sonraları, Müslümanların hisleri değişti.

Nasıl mı?

1967 Arap-İsrail savaşından sonra Faysal’ın politik çizgisi görünür hale geldi.

1969’da Mescid-i Aksa Avustralyalı ‘Church of God’ tarikatine mensup fanatik bir Hristiyan tarafından yakıldı.

Faysal, bu saldırının ardından 1969’da Rabat’ta bir ‘İslam Zirvesi’ topladı. İslam Konferansı Teşkilatı bu zirvede kuruldu.

Faysal’ın “Kardeşlerim! Neden bekliyoruz? Dünyanın vicdana gelmesini mi bekliyoruz? Nerededir ki dünyanın vicdanı? Mukaddes Kuds’ü Şerif sizi çağırıyor. Kendisini kurtarmanızı bekliyor. Neden korkuyoruz? Ölümden mi korkuyoruz?” cümleleriyle başlayan meşhur Kudüs konuşması bu yıllardadır.

Devamı için tıklayınız...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 09.11.2017 - 12:48 -185-
Bu sayfayı paylaşın :