Siyasetin İnce Şifreleri

-A A +A

(İşbu yazımı önemine binaen hafif düzeltmelerle bir kere daha takdim ediyorum.)

Siyasetin asırlardan beri sosyal bilimlerin bir kolu olarak var olduğunu biliyoruz.

Siyasetin sosyolojik, psikolojik ve ahlakî boyutları hakkında binlerce literatür vardır.

Gazetelerde, televizyonlarda, dijital ortamda her gün siyasetin başa oynadığını görürsünüz. Tartışılan siyasi konular ya içerik olarak, ya da teknik olarak kimilerince benimsenir, hatta alkışlanır; kimilerince de reddedilir, hatta linç edilir.

Kim doğru, kim yanlış tartışması günlük hayatın önemli bir parçası olarak devam eder gider.

  Siyasetin basit bir olay olmadığını söyleyelim. Siyaset sadece bir ülkeyi değil, dünyayı değiştirebilecek bir güçtür.

Dar anlamıyla bir ülkede siyaseti bir meslek, Hakka ve halka hizmet veya rant sağlama aracı olarak gören insanlar vardır.

Ülke gündemindeki olayların toz dumanında kaybolmadan siyasetle ilgili bir anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şimdilerde rahmet-i Rahmana kavuşmuş ilim sahibi bir zatı ziyarete gitmiştik. Sohbetine katılan 3-4 kişilik bir gruba konuşuyordu. Dikkat ettim, önce Kuran’da deliller getiriyor, sonra Hadis-i şeriflerden delililer getiriyor. Bu konulardaki içtihatları sıralıyor, en son da kendi kanaatini açıklıyor. Böylece usulüddin kaidelerine uygun izahlar yapan Hoca Efendinin izahları beni cezp etmişti.

Dinlediklerim karşısında siyaset hakkındaki görüşlerimi test etmek amacıyla şöyle bir soru yönelttim:

—Hocam biz siyasetle iştigal ediyoruz. Yaptığımız işin İslamî ölçüler içinde kıymet-i harbiyesi nedir?

Hoca bira iç çekerek anlatmaya başladı:

Vaktiyle birilerinin, kendisini siyasî çalışmalarında yardımcı olarak atadığını, fakat yanında olduğu kişi veya kişilerin yalan yanlış sözlerini tasdik etmediği için dışlandığını; siyasetin çok zaman temiz kalmadığını, temiz siyasetçilerin bile aydınlatan mum mesabesinde olup başkalarını aydınlattıklarını fakat kendilerini tükettiklerini söyledi.

-O zaman siyaset yapmayalım mı? Dedim.

Verilen cevaplar çok etkileyici idi:

—Eğer siyasetiniz Tavus gibi olursa yaparsınız. Değilse dünyanıza da, ahretinize de zarar verirsiniz.

—Tavus kimdir, siyaseti nedir?

—Tavus, Tabiîn devrinin son ulemasından olup Emevî yönetimini eleştiren, Hz. Ali ve evladına yapılan haksızlığı dile getiren bir İslam büyüğüdür. Bu nedenle Emevîler onu sevmezlerdi. Bakın onun nasıl bir siyaset izlediğine dair bir olay anlatayım.

Bir gün Emevî Halifesi Abdülmelik oğlu Hişam, binlerce kişi ile beraber Şam’dan çıkıp Hacca gidiyordu. Medine-i Münevvere’ye gelmeden önce Medine Valisine emir göndererek muhteşem bir karşılama töreni yapılmasını istedi. 

Hişam, sert bir yönetime sahip, astığı astık, kestiği kestik kabilinden gaddar bir hükümdardı. O, ihtişam ve debdebe ile Medine’ye girerken halk, onun ne gibi kötülükler yapacağı konusunda tedirgindi.

Halife Hişam, Mescid-i Nebeviyeye gelip oturdu. Maiyeti ise etrafında ayakta durarak ihtiram içinde idiler. Hişam sordu:

—Medine’de Sahabeden kimse kaldı mı?

—Kimse kalmadı dediler.

—Peki, Tabiinden kimse var mı?

—Yok, dediler.

—Ulemadan kim var? Diye sordu.

—Tavus var, dediler.

—Burada mı o?

Korku ve endişe içinde birbirlerinin gözlerine bakışan insanlar, mecburen konuştular:

—Hayır, o yaşlı bir adamdır. Evinde oturuyor, dediler.

 Hişam kuşkulanmıştı. Onun, “Hz. Ali Evladı” taraftarı ve Emevî karşıtı olabileceğini düşünmüş olmalıydı. Kaşlarını çatıp sesini yükseltmişti:

—Beni herkes karşılamaya geliyor da o neden gelmiyor? Hemen gidin getirin! Diye emretti.

Gidip haber verdiler.

Tavus bin Keysan, bilerek gelmemişti. Durumun nezaketini anlamıştı. Gitmemesi halinde kendisine onu sürükleyerek götürebilirlerdi. Ondan sonra gelebilecek kötülüğü ve belki de canından olma ihtimalini düşündü. Mescidi Nebevîye’ye gitti. Hişam oturuyordu ve maiyetindekiler el pençe divan durmuşlardı. Hişam’ın yaklaşınca;

—Selamun aleykum Hişam! Diyerek ayakkabılarını çıkardı ve Hişam’ın yanına pat diye oturdu.

Hişam, gördükleri karşısında öfkelendi. Fakat bu yapılanların nedenlerini de merak ediyordu. Öfkeli bir çehre ile uzun uzun süzdükten sonra:

—Tavus dedikleri sen misin?

—Evet efendim.

           —Senin bu yaptıklarına karşılık kelleni hemen alırdım. Fakat sana üç sorum var. Bunların cevabını almadan olmaz.

       1.        Herkes bana “Emiri-l Mü’minîn!” diye hitap ederken; sen, bana sokak arkadaşına hitap eder gibi “Selamun aleykum Hişam!” diyorsun.

       2.Herkes ayakta dururken sen, izin bile almadan yanıma pat diye oturuyorsun.

3.     Ayakkabılarını burnumun dibinde çıkarıyorsun. Demiyorsun ki bunlar,

Halifeyi rahatsız eder. Bu ne saygısızlık? Bunların cevaplarını ver bakalım!

Tavus;

—Efendim, der. Bu hareketlerin hiç birinin sizi kızdırmaması lazımdır.

Birincisi, size “Selamün aleyküm Hişam!” dediğim, Kur’an üslubudur. Zira Allah Teâlâ kitabında düşmanlarını lakaplarıyla anar. Firavun der, Ebûleheb der. Ama dostlarını isimleriyle çağırır. “Ya İbrahim, Ya İsa, Ya Mûsa!” der. Ben de Allah’ın dostlarına hitap ettiği gibi sizi sadece isminizle selamladım.

Tavus Hazretleri tarafını da belli edecek bir dürüstlüğü de ima ederek:

İkincisi, Yanınıza neden izin almadan oturduğuma kızıyorsunuz.

Ben “Hz. Ali Evladı” yoluyla Hz. Peygamberden bana ulaşan bir hadis biliyorum. Peygamberimiz buyuruyor ki:

 “Herhangi bir hükümdar ki kendisi oturur, maiyetini ayakta tutar. O, cehennemdeki yerine hazırlansın.”

 Ben, sizin cehennemlik olmanızı istemediğim için yanınıza oturdum.

Üçüncüsü, ayakkabılarımı neden önünüzde çıkardığıma kızıyorsunuz. Ben, bunun yanlış bir iş olduğunu zannetmiyorum. Zira günde beş kez Allah’ın huzurunda namaz kılacağım vakit bunları çıkarıyorum. Cenabı Allah’ın bana kızdığını düşünmüyorum. Bu nedenle siz de kızmamalısınız.

Verilen cevaplarla başı dönen Hişam;

—Çıkarın şu herifi karşımdan, bayılacağım şimdi! Der.

Böylece Tavus bin Keysan Hazretleri beladan uzaklaşmış olur.

Tavusun kullandığı ifadeler ayniyle doğru ve fakat ince bir siyaset de ifade ediyordu.

İlimsiz, samimiyetsiz, adaletsiz bir siyasetin fayda değil, hem sahibine hem de halka zarar vereceği izahtan varestedir.

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 29.11.2017 - 12:52 -939-
Bu sayfayı paylaşın :