+A A -A

Yalancının mumu

-A A +A

Yalana dayalı tarih er geç iflas eder ve belgelere dayalı gerçekler ortaya çıkar, ama yalana aldananların kendilerine ve başkalarına verdikleri zarar telafi edilemez.

Mevcut haritaların bile çoğu belli bir anlayışla yapılmıştır ve gerçeğe uygun olamayan algı hedeflenmektedir.

Osmanlı’nın son dönemi, Cumhuriyete geçiş ve Cumhuriyet tarihi konularında bir hayli yalan, asılsız iddialar, çarpıtmalar vardır. Zaman içinde bunların da teker teker düzeleceğini umuyoruz (Bu konuda Kazım Karabekir Paşa’nın kitaplarının da okunması gerekiyor).

Meşhur yalanlardan, saptırmalardan biri de Sevr belgesi ile ilgilidir.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, okul kitapları ve çeşitli kaynaklarda Sevr’in “antlaşma” değil “belge” olarak anılması için girişimde bulunacaklarını açıkladı, “Ayrıntı gibi görünebilir ama önemli, çünkü çocuklarımızın ve kamuoyunun zihnine böyle yerleşiyor. Ortada belge var ama bu bir antlaşma değil” diyerek önemli bir tashihe imza atmış oldu. Turan’ın açıklamasına dair haberin bir bölümü şöyle: “Sevr’in 1914-1918 yılları arasındaki 1. Dünya Savaşı sonrasında savaşı kazanan İngiltere blokunun ‘yeni dünya düzeni’ sağlanması amacıyla harekete geçtiğini, savaşta mağlup olan tarafların da teker teker masaya çağrıldığını anımsattı. Sevr’in de bu süreçte savaşın çıkışına dair herhangi bir etkisi olmayan ama o dönem çeşitli sebeplerle Almanya’nın yanında yer almak zorunda kaldığı için savaşı kaybeden Osmanlı Devleti’ne dayatıldığına dikkati çeken Turan, belgenin hem Meclis hem de padişahın onaylamaması sebebiyle hukuken yok hükmüne dönüştüğünü söyledi”.

Bu vesile ile birkaç yalanın daha teşhir ve tashihine dair Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ve Ali Ulvi Kurucu’dan iki nakil yapacağım (daha geniş bilgi için “İslami Hareket Öncüleri” isimli kitabımın 4. cildine bakılabilir):

Mustafa Sabri Efendi, Mevkıfu’l-Akl isimli eserinin dördüncü cildinde (335-336) Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yenik düşen Osmanlı’yı tasfiye etme ve yerine İslam’dan uzaklaşmış yeni bir devlet oluşturma işinin İngiliz ve Fransızlara verildiğini, onların da Mustafa Kemal aracılığı ile bu amacı gerçekleştirdiklerini, ortada kötü bir alış-veriş bulunduğunu, yeni Türkiye’nin İslam’ı ve hilafeti vererek küçük bir toprakta bağımsız bir devlet kurmayı satın aldıklarını kaydettikten sonra (4) numaralı uzun dipnotunda özetle şunları söylüyor:

Devamı için tıklayınız...

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.08.2018 - 16:06 -112-
Bu sayfayı paylaşın :